Çocuk Diş Hekimliği

    Diş kliniklerimizin “Pedodonti” (Çocuk dişleri) bölümü,doğumdan ergenlik çağına kadar süregelen ve yaşamın büyümeve gelişim bakımından çok önemli bir kesitinde yer alan 0-14 yaş arası bebek, çocuk ve gençlerin ağız ve diş sağlığını koruyup takip eden bölümdür.
  • Yayınlama :22.02.2017 15:00:02
    Güncelleme : 03.03.2017 07:25:23
  • Paylaş
    Sosyal medyada paylaş...

GERİ DÖN

Pedodonti bölümünde Pedodontistler (Çocuk Diş Hekimleri), çocukları fiziksel ve duygusalgelişimlerine göre psikolojik yaklaşımda bulunarak tüm bebek,çocuk ve gençlerin tam ağız muayenelerini veher türlü tedavi ve koruyucu uygulamalarını gerçekleştirmektedir.
Son yıllarda çürük sıklığı konusunda yapılan araştırmalara göre;çocuklarda çürük sıklığının,hem süt dişlenme (2-6 yaş arası)döneminde hem de karışık dişlenme (7-12 yaş arası) döneminde %90’lara ulaştığı görülmektedir.Bu nedenle,çocuğun gelecekteki ağız ve diş sağlığını ve önemlisi genel sağlığını da koruyabilmek için çürükten koruyucuyöntemlerin uygulanması büyük önem taşımaktadır.Çocuk diş hekimleri,çocuğun diş ve yaş gelişimine göre doğru zamanda bu koruyucu uygulamaları yaparak çocukların ağız ve diş sağlıklarını olduğu kadar genel sağlıklarını da önemli ölçüde etkileyen diş çürüklerinde korumuş olurlar.

Çocuklarda Sık Rastlanan Problemler 

Çürük; Çocuklarda çürüklerin meydana gelmesinin başlıca nedenleri ballı süt, mama...gibibesinlerin uzun süre (özellikle gece) diş yüzeylerinde kalmasıdır. Bunların dışında yetersiz fırçalama, sağlıksız beslenme, asitli içecekler gelir. Dişlerdeki çürük alan temizlenerek dolgu yapılır ve dişin sağlıklı bir şekilde ağızda kalması sağlanır. 

Darbe; Çocuklarda sıkılıkla rastlanan bir sorundur. Darbe alınan dişte herhangi bir sorun olmasa bile mutlaka diş hekimine danışmak gerekir. Dişlerin canlı dokusu olan "pulpa" gelen darbenin etkisi ile canlılığını kaybedebilir. Bu durum geçici veya daimi olabilir. Diş canlılığını kaybettiği zaman ağrıya, abseye veya alttan gelen dişi etkiyecek sorunlara neden olabilir. Darbe ile oluşabilen diğer sorunlar dişlerin yerinden çıkması, yer değiştirmesi, damağa gömülmesi olabilir. Bu durumda da en kısa zamanda diş hekimine gidilmesi gerekir. Yer değiştiren veya gömülen diş yumuşak el hareketleriyle yerine yerleştirilmelidir ve düzenli kontrollerle dişin canlılığı kontrol edilmelidir. Eğer diş ağızdan çıktıysa hemen bir sütün, serumun veya tükürüğün içinde bekletilerek en kısa zamanda (1 saati geçmemelidir) diş hekimine gidilmelidir. Bu durumda dişin yerine tekrar yerleştirilme şansı olabilir. 

Kırık; Dişin kırılan parçası kaybolmamışsa, saklanarak diş hekimine götürülmelidir. Kırık parça bonding ajanlar yardımıyla tekrar dişin diğer parçasına yapıştırılabilir. Eğer dişin kırılan parçası bulunamıyorsa, o kırık dişe kompozit dolgularla restorasyon yapılabilir. Bazı kırıklar dolgu ile düzeltilemeyecek kadar büyük olabilir. Bu durumda kompozit veneer uygulaması yapılabilir. 

Diş Çekimi; Süt veya sürekli dişler yapılacak tedavi ile ağızda kalamayacak bir durumdaysa çekilmesi gerekir. Süt dişleri çekildikten sonra alttan sürekli diş gelecektir. Sürekli dişin yerini korumak için yer tutucu bir aparey yapılması gerekir. Sürekli dişle çekildiklerinde yerlerine başka diş gelmez. Bu gibi durumlarda dişlerin pozisyonlarının, kapanışın ve estetiğin düzgün kalması için ortodontik tedavi gerekebilir ve mutlaka bir diş hekimine danışılması gerekir. 

Temizlik; Dişlerin üzerindeki bakteri plağının uzaklaştırılması işlemidir. Özellikle diş hekimi ile ilk tanışma randevularında uygulanır ve çocuğun diğer tedavilere ve hekimine alışmasını sağlar.

Koruyucu Uygulamalar

Ağız Bakımı-Fırçalama; İlk dişler ağızda görünür görünmez, temizlenmeye başlanmalıdır. Temiz bir tülbent ya da gazlı bez kullanılarak; sabah kahvaltı sonrası ve gece yatmadan önce dişlerin silinerek temizlenmesi gerekir. Diş fırçası kullanımına bebeğin arka dişlerinin çıkmasından sonra başlanabilir. Okul öncesi çocuklarda diş fırçalama için bir teknik önermek ve uygulatmak çok zordur. Bu yaşlarda önemli olan, çocuğa diş fırçalama alışkanlığını kazandırmaktır. Çocuklar diş firçalarken çoğu zaman dişlerin görünen ya da kolay ulaşılan yüzlerini fırçalar. Oysa ki mikroplar, dişlerin ara yüzleri ya da çiğneyici yüzeylerinde daha kolay birikir. Bu nedenle fırçalamadan sonra anne-babanın kontrolü şarttır. Okul çağındaki çocuklarda fırçanın diş-diş eti birleşim yerine 45º eğimle yerleştirilip dişlerin görünen yüzeylerini döndürme hareketiyle, daha sonra da dişlerin çiğneyici yüzeylerinin ileri-geri hareketlerle fırçalanması önerilmektedir. 

Flor Uygulaması; Günümüzde diş yapısını güçlendirmede etkinliği en çok bilinen madde "fluorid" bileşikleridir. Fluorid dişlerin çürümesini önleyen, dişlerin yapısını kuvvetlendiren bir elementtir. Fluorid diş macunlarının içinde bulunduğu gibi bazı besin maddelerinde de bulunur. Fakat çocuklar çoğu zaman dişlerini fırçalamayı ihmal ettiklerinden dişlerinin çürüğe karşı direnç kazanabilmeleri için yeterli fluorid almamış olurlar. Bu durumun önüne geçebilmek için kliniğimizde profesyonel yüzeyel fluorid uygulamaları yapılmaktadır. Profesyonel yüzeyel fluorid tatbiki sadece diş hekimleri tarafından uygulanılabilen bir yöntemidir. Yüzeyel fluorid uygulaması özellikle dişleri çürümeye meyilli çocuklarda uygulanır. Bu sayede yeterli miktarda fluorid dişler üzerine depolanır ve dişlerin yapısı güçlendirilerek çürüğe karşı dirençli olur. Yüzeyel fluorid uygulaması her 6 ayda bir yapılırsa ancak etkili olabilir. Bunun için çocuklarınızı her 6 ayda bir düzenli olarak diş hekimine getiriniz. 

Fissür Sealent(Fissür Örtücü); Dişlerin çiğneyici yüzeyleri girintili çıkıntılıdır. Bu çukurcuk ve tepecikler pit ve fissürler olarak adlandırılır. Bu bölgeler oldukça dardır ve gıdaların sıkışı temizlenememesi nedeniyle genellikle çürüklerin başladığı yerlerdir. Bu bölgelerdeki gıda ve mikroorganizma birikimini ve buna bağlı olarak çürüğü önlemek amacıyla özel akıcı bir dolgu malzemesi kullanılır. Öncelikle bu bölge tam olarak temizlenir ve fissur sealant dediğimiz akıcı dolgu bu bölgeye uygulanır. Işık ile sertleştirilir ve fazlalıkları düzeltilerek cilalanır. Bu işlem sayesinde tüm çürüklerin yaklaşık %70 ini oluşturan çiğneyici yüzey çürüklerinden korunmak mümkün olur. Normal şartlarda uzun yıllar kullanılabilmekle birlikte özellikle buz çiğneme yada diş gıcırdatma gibi alışkanlıkları olanlarda sık sık kontrol edilmelerinde fayda vardır. 

Ağızda ilk kalıcı dişlerin çıktığı dönem uygulama için idealdir. Bu da 6 yaş civarıdır. Diğer azı dişlerinin sürme zamanlarında diğerlerine de uygulanır. Önemli bir nokta kalıcı dişler sürmeye başladıktan kısa bir süre sonra yaptırmanın (1-2 sene içinde) daha iyi olacağıdır. Çünkü süre uzadıkça çürük oluşma ihtimali artar ve fissur sealant yerine dolgu yapmak gerekebilir. 

Çürüksüz büyüklerde de uygulanabilmekle beraber, çocuklarda kullanımı daha faydalı ve önemlidir. Kesinlikle acısız ve çok kolay bir işlemdir. 

Yer Tutucu; Erken diş kaybı durumlarında, varolan yerlerin korunarak sürekli dişlerin kaviste düzgün şekilde yerleşebilmelerini sağlamak için kullanılan apareylerdir. Süt dişlerinin erken kaybı ile dişler boşluğa doğru hareket edeceklerdir. Böylelikle çapraşıklık oluşur ve çiğneme, konuşma bozuklukları meydana gelir. Eğer çocuğunuzun süt dişi çürük veya travmadan dolayı erken kaybedilmiş ise; süt dişi çekim yeri boşluğunun yer tutucularla korunması, çocuğunuzun ileriki yaşlarda ideal bir diş dizisine sahip olması açısından çok önemlidir! 2 tip yer tutucu vardır : 

1- Sabit yer tutucular 1 yada 2 süt diş kaybında alttan gelen daimi dişin yerini korumak amaçlı yapılan ağızda sabit duran daimi diş çıkınca kolaylıkla yerinden çıkarılabilen apareylerdir. 

2- Hareketli yer tutucular

1 den fazla süt dişi kayıplarında uygulanırlar dişli veya dişsiz olarak yapılabilirler.Özellikle biberon çürükleri veya travma sonucu ön diş kayıplarında genelde dişli yer tutucu dediğimiz çocuk protezleri uygulanmaktadır.